Hastanelerde su, yalnızca içme ve temizlik için değil, tedavinin bir parçası olarak da kullanılır: diyaliz, sterilizasyon, cerrahi el yıkama, solunum cihazları. Bu nedenle sağlık kuruluşlarında su güvenliği, sıradan bir binadan çok daha yüksek bir standart gerektirir.
Bağışıklığı zayıf hastalar için yüksek risk
Sağlıklı bir yetişkinde hastalık yapmayan bazı su bakterileri, kemoterapi alan, yoğun bakımda yatan, organ nakli olmuş ya da yenidoğan hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Bu bakterilerin başında Legionella, Pseudomonas aeruginosa ve atipik mikobakteriler gelir. Hastane kaynaklı enfeksiyonların bir kısmının su sistemleriyle ilişkili olduğu bilinmektedir.
Hastanelerin korkulu rüyası: Legionella
Hastanelerde uzun ve karmaşık sıcak su hatları, az kullanılan musluk ve duşlar, ölü uçlar ve yaşlı-hasta profil, Legionella için riskli bir tablo oluşturur. Hastane kaynaklı Lejyoner hastalığı, toplumdan edinilen vakalara göre daha ağır seyredebilir.
Kritik kullanım alanları
| Alan | Su kalitesi gereksinimi |
|---|---|
| Diyaliz ünitesi | Özel arıtma (ters ozmoz), kloramin ve klor giderimi, düzenli mikrobiyolojik ve endotoksin kontrolü |
| Sterilizasyon | Mineralsiz, arıtılmış su; kireç ve kalıntı cihazlara zarar verir |
| Ameliyathane el yıkama | Mikrobiyolojik açıdan güvenli su; musluk filtreleri kullanılabilir |
| Yoğun bakım ve yenidoğan | Pseudomonas ve Legionella açısından yakın izleme |
| Hasta odaları | Standart içme suyu, duşlarda Legionella kontrolü |
Su güvenliği planı
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yaklaşım, sağlık kuruluşlarında yazılı bir su güvenliği planıdır. Planın ana unsurları:
- Su güvenliği ekibinin oluşturulması (teknik servis, enfeksiyon kontrol komitesi, yönetim).
- Tesisatın şemasının çıkarılması: depolar, boylerler, sirkülasyon hatları, ölü uçlar, kritik kullanım noktaları.
- Risklerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi.
- Kontrol önlemleri: sıcaklık rejimi, akıtma programı, depo temizliği, dezenfeksiyon, filtreler.
- İzleme: sıcaklık ölçümleri, bakiye dezenfektan ölçümleri, mikrobiyolojik numuneler.
- Kayıt ve gözden geçirme: tüm verilerin kaydı ve planın yıllık revizyonu.
Önerilen temizlik ve analiz sıklığı
- Su deposu temizliği ve dezenfeksiyonu: yılda 4–6 kez
- Mikrobiyolojik analiz: en az 3 ayda bir, risk planına göre daha sık
- Legionella analizi: risk değerlendirmesine göre, kritik noktalarda düzenli
- Sıcaklık ölçümleri: aylık (sıcak su çıkışı, dönüş, uzak musluklar)
- Az kullanılan musluk ve duşların akıtılması: haftalık
Temizlik sırasında hizmetin sürdürülmesi
Hastaneler susuz kalamaz. Bu yüzden temizlik, bölmeli depolarda bölme bölme, tek gözlü depolarda ise geçici tank ve by-pass hatlarıyla, hastane yönetimi ve enfeksiyon kontrol komitesiyle önceden planlanarak yapılır. Temizlik sonrası şebekenin dezenfeksiyonu ve numune alımı da plana dahildir.
Diyaliz suyu, standart depo temizliğinin kapsamı dışında, kendi özel arıtma ve kontrol sistemine sahiptir. Depo dezenfeksiyonu sırasında kullanılan klorun diyaliz hattına ulaşmaması için diyaliz ünitesiyle mutlaka koordinasyon yapılmalıdır.
Pseudomonas aeruginosa: az bilinen ama önemli risk
Pseudomonas aeruginosa, lavabo giderleri, musluk aeratörleri, el duşları ve elektronik sensörlü musluklarda biyofilm içinde yaşayabilen bir bakteridir. Sağlıklı insanlarda nadiren hastalık yapar, ancak yoğun bakım hastaları, yanık hastaları ve yenidoğanlar için ciddi enfeksiyon kaynağıdır. Bu yüzden yüksek riskli ünitelerde musluk aeratörleri dönemsel olarak sökülüp dezenfekte edilir ya da değiştirilir, lavabo giderleri düzenli temizlenir ve gerektiğinde kullanım noktası filtreleri (musluk filtreleri) kullanılır.
Kullanım noktası filtreleri
Yüksek riskli alanlarda (kemik iliği nakli, yoğun bakım, yenidoğan) musluk ve duşlara takılan 0,2 mikronluk bakteri tutucu filtreler, sudaki Legionella ve Pseudomonas’ın hastaya ulaşmasını engeller. Bu filtreler kalıcı bir çözüm değil, su sistemindeki sorun giderilene kadar ya da sürekli koruma gereken alanlarda ek bir güvenlik katmanıdır. Filtrelerin üretici tarafından belirtilen sürede değiştirilmesi şarttır.
Enfeksiyon kontrol komitesi ile iş birliği
Hastanelerde depo temizliği yalnızca teknik servisin işi değildir. Enfeksiyon kontrol komitesi, temizlik takvimini, numune noktalarını ve sonuçların yorumlanmasını birlikte değerlendirmelidir. Bir hastane kaynaklı enfeksiyon kümelenmesi görüldüğünde, su sistemi ilk incelenecek kaynaklardan biridir; bu durumda temizlik tutanakları, sıcaklık kayıtları ve analiz raporları komitenin en önemli belgeleri olur.
Hastanede temizlik günü planlaması
- Teknik servis, enfeksiyon kontrol komitesi ve ilgili servislerle toplantı
- Kritik ünitelerin (diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım) su ihtiyacının ve yedek kaynakların belirlenmesi
- Temizlik penceresinin en düşük kullanım saatine göre seçilmesi
- Bölmeli depoda bölme bölme ya da geçici tankla temizlik
- Temizlik sonrası şebeke yıkaması ve kritik noktalardan numune
- Sonuçların komiteye raporlanması ve kayıt altına alınması
Klinikler, diş hekimleri ve küçük sağlık kuruluşları
Küçük sağlık kuruluşlarında da su güvenliği önemlidir. Diş üniteleri, su hatlarındaki biyofilm açısından bilinen bir risk noktasıdır; ünite su hatlarının üretici talimatına göre dezenfekte edilmesi ve bağlı olduğu bina deposunun düzenli temizlenmesi gerekir. Diyaliz merkezleri ise kendi su arıtma sistemleri için ayrıca sıkı izleme yapmak zorundadır.
Aile sağlığı merkezleri ve poliklinikler
Yatışlı hizmet vermeyen sağlık kuruluşlarında da su güvenliği göz ardı edilmemelidir. Bu kuruluşlarda en önemli noktalar; el yıkama lavaboları, sterilizasyon için kullanılan su, aşı ve ilaç hazırlığında kullanılan su ve hasta tuvaletleridir. Bina deposunun düzenli temizliği ve yılda en az bir mikrobiyolojik analiz, bu kuruluşlar için temel standarttır.
Sık sorulanlar
Hastane deposu kaç ayda bir temizlenmeli?
Yılda 4–6 kez öneriyoruz; risk değerlendirmesine göre bu sıklık artabilir.
Hastanede temizlik sırasında su tamamen kesilir mi?
Hayır; bölmeli depo ya da geçici tank ile hizmet sürdürülür. Hastanelerde tam su kesintisi kabul edilmez.



